13 Nisan 2016 Çarşamba

Japonlar Bizden Daha Kötü Durumdayken Nasıl Bu Hale Geldi? Part 1: 2. Dünya Savaşı

"Japonlar ve Almanlar Bizden Daha Kötü Durumdayken Nasıl Bu Hale Geldi?" Milletimizin çok sorduğu ama cevabını hiç bir zaman tam olarak bulamadığı bir sorudur. Biz bütün sorunu siyasilere yıkıyoruz buraya kadar çok da haksız değiliz. Tek atladığımız konu siyasiler kadar halkında günümüzdeki geri kalmış halimizde payı var. Çünkü iş sadece yönetenlerde bitmiyor biz adam gibi adam olsaydık şimdiye kadar bizi yöneten kişiler de adam gibi adam olurdu. Olmasa bile halkın zoruyla hizaya girmek zorunda kalırlardı. Ama ülkemizde tek partili dönemde adı üzerinde tek bir parti diğer görüşleri dinlemeden tek başına yönetti. Sonrasında ise seçimlerde oy alabilmek için cahil halkın istekleri çerçevesinde insanlığın binlerce yıllık bilgi birikimiyle elde ettiği olgulara, evrensel değerlere ters icraatlarda bulunan yöneticilerimiz oldu. Yani ilk çok partili seçimin yapıldığı 1946 yılından bu yana ülke halkın cahil çoğunluğunun istediği şekilde yönetildi bir nevi.

Ama ben başlıktaki sorunun cevabını sadece ülkemizin geçmiş ve şimdiki politikacılarını eleştirmek yerine kültürüyle çok haşır neşir olduğum Japonya ve Tayvan ile ülkemizin tarihlerini, uyguladıkları politikaları, ekonomik ve kültürel farklılıklarını ortaya sererek anlatmak istiyorum. Japonya 2.Dünya Savaşı öncesi ve savaş sırasında teknolojik, ekonomik, kültürel olarak çok gelişmiş bir ülke değildi. Bu son cümleye bazı cahiller karşı çıkabilir bu yüzden bu cümleyi açacağım. Eğer iki dünya savaşı arasını konu alan Japon yapımı film, dizi, anime, manga veya romanları okursanız Japonların batıya hayranlıkla baktıklarını görürsünüz. Japonların sömürgeleri, fabrikaları, demir yolları, savaş gemileri, uçakları oldukça çoktu ama İngiltere, Fransa, ABD, Almanya, Sovyetler gibi ülkelerle kıyaslanamayacak kadar azdı ve teknolojik olarak bu ülkelerin gerisinden geliyorlardı. 2. Dünya savaşında inanılmaz bir şekilde bütün dünyaya kafa tutmalarını sağlayan şey yıllardır bütün uzak doğuyu işgal etme gayesiyle top yekün hazırlanmalarıydı. Orta okul ve lise öğrencilerine derste atış talimleri yaptırılıyormuş o derece bir seferberlikle savaşa girmişler. Savaş sırasında ise ilk başta ani baskınlarla Amerikan ve İngiliz donanmalarını saf dışı bırakmalarının etkisiyle pasifik adalarından Hindistan'a, Sahalin Adası'ndan Mercan Adaları'na kadar olan oldukça büyük bir bölgeyi ele geçirmeyi başarabilmişler.


Ama Japon İmparatorluğunun dünyanın gelmiş geçmiş en büyük yüz ölçümüne sahip ilk 10 ülkesi arasına sokan bu büyük toprakları, sadece bir kaç sene ellerinde tuta bilmişler. Havai'de yok ettikleri Amerikan donanması ve Avustralya donanması güney pasifikte ilk başta hızlarını yavaşlatmış sonra ise Japonları geri çekilmek zorunda bırakmış. Japonlar savaşın yönünün düşmandan yana döndüğünü görünce hemen hücum konumundaki ordularını savunma konumuna getirmiş hatta işgal ettikleri bazı topraklardan çok fazla asker kaybetmeyi göze alamayıp geri çekilmişler. Savaş Avrupa'da son hız sürerken pasifik cephesine önem verilmemesini fırsat bilen Japonlar mevcut topraklarını Müttefikler Normandiya çıkartmasını yapıp büyük ilerleme kaydederek rahatlayana kadar korumayı başarmış. Amaç tabiki de Almanya yenildikten sonra yapılacak barış görüşmelerinde bu toprakların çoğunu koparmaya çalışmak. Ama Amerika pasifik cephesine daha çok asker ve filo göndermeye başlayınca geri kalmış Japon teknolojisi ve ekonomisi dayanamayarak Filipinler, Yeni Gine ve Guam gibi bazı pasifik adalarından geri çekilmeye başlamış. Ama bizim atalarımız Çanakkale başta olmak üzere bir sürü cephede nasıl düşmanla ölümümüz pahasına savaşmışsak Japonlarda "Ölün ama geri çekilmeyin" tarzı emirlerle ve milliyetçi propagandaların etkisiyle savaştırıldığı için Amerika bir sürü askerini ve zamanını kaybetmesine rağmen biraz önce adlarını saydığım bölgeleri bile tam olarak ele geçirememiş.

Her şey Japonların istediği gibi giderken batıda Almanya'nın yenileceği tamamen kesinleşmiş. Bunun üzerine Amerika, Sovyetler ve İngiltere birleşerek plan yapmaya başlamışlar. Güneyden yaptıkları saldırılarla veya Çinlileri destekleyerek Japonları anca yıprattıklarını bu şekilde savaşın onlarca yıl sürebileceğini direk Japonya'yı vurmaları gerektiğini kararlaştırmışlar. Bu yüzden Japonya'yı işgal için bir sürü plan yapmışlar. Bu planlardan uygunlanmak istenen ilki Sovyetlerin Mançurya ve Kore'yi, Amerikanın Ryukyu Adalarını alması bu sayede Japonya'nın sömürgeleriyle iletişiminin kesilmesi ve aldıkları yerleri Japonya'yı güneyden işgal etmek için üs olarak kullanmaktı. Ama Sovyetler Marçurya'da ilerleme kaydedemedi. Amerika Okinawa'ya çıktı ama kamikazeler sayesinde çok büyük kayıplar verdi. Bu yüzden Amerikalılar başka bir stratejiyi daha devreye koymaya karar verdi. Bu plan şu an Ogasawara'ya bağlı olan Okyanusya kıtasındaki şu an da Japonya'ya bağlı olan adaları alarak bu adaları kullanarak Japon şehirlerini bombardımana tutup Japonya'ların ana adalarında cephe açmak bu sayede Japonların gücünü azaltmak ve Japonya işgaline hazırlık yapmak. Bu plan müttefiklerin Pasifik cephesinde başarılı olan tek planı. Hatta bu sayede Japonya savaşı kaybediyor. Zaten bir çok cephede savaşan Japonlar ana vatanlarının bombalanması karşısında çaresiz kalmış. Tokyo'da dahil olmak üzere bir çok şehirleri defalarca bombalanmış ve on binlerce Japon hayatını kaybetmiş. Artık Japonlar gök yüzünde uçan bombardıman uçaklarına alışmaya başladığı bir anda atılan atom bombaları savaşa son noktayı koymuş. Koca Japon İmparatorluğu 2 bomba sayesinde şu anki Japonya'dan da daha küçük hale gelmiş ve Amerika, Sovyetler, İngiltere, Çin Cumhuriyeti (Tayvan) tarafından işgal edilmiş.


Konuyla alakasız olan 2. Dünya savaşını anlatmamın tek bir nedeni var. Bilgisi kıt olanlar Japonya'yı o kadar çok abartıyorlarki sanırsınız Amerika atom bombası atmasa savaşı Japonya kazanacaktı. Müttefikler Japonya'yı kesinlikle yeneceklerini biliyordu. Ama Japonların yenilmesi çok fazla zaman alacağı ve müttefiklerin savaşın ülkelerindeki etkilerini bir an önce gidermek istemeleri (Birde 6 yıldır savaşmaktan yorulmaları) yüzünden Amerika Japonya'ya atom bombası attı. Japonya için en iyi senaryo barış anlaşması imzalayarak işgal ettikleri bazı toprakları kurtarmaktı. Pasifik cephesinde Japon üstünlüğü 2-3 yıl sürmüştür. Savaşın son 2 yılında ise Japonya Amerikan donanmasının ilerlemesini durduramayıp kamikaze saldırılarına başvurmuştur. O kadar çok kamikaze saldırısı yapmışlardırki en sonunda pilot bulmakta sıkıntı çekince Almanların geliştirdiği kusurlu füzeleri modifiye ederek kontrol etmesi kolay uçak füze arası bir şeye dönüştürerek bu sorunu bir nebze çözmüşlerdir.

Sonuç olarak Japonya'da bizim gibi bir dünya savaşından yenik çıkmış, işgale uğramıştır. Savaşın etkileri yenik taraf olan Japonya ve Türkiye'de uzun süre gitmemiş, iki ülkede genç erkek neslini kaybetmiştir. Savaş öncesi dünyanın en güçlü ülkeleri arasında gösterilirken iki ülke de savaş sonrası yıllarca yoksulluk çekmiştir. Ama Japonya'nın yaşam standartları Avrupa Birliği ortalamasının üstünde iken biz hala gelişmekte olan bir ülkeyiz. Bunun nedeni sorgulamaya bir sonraki yazılarda devam edeceğim.

Ek:
Tayvan'ın tarihine de kısa olarak göz atmakta fayda var. Çünkü Japonya'yı incelerken Tayvan'dan da örnekler vermeyi düşünüyorum. Tayvan olarak bildiğimiz ülke asıl adı Çin Cumhuriyetidir. 1949 yılında Çin iç savaşını komünistlerin kazanması sonucu milliyetçi Çinlilerin bir kısmı Tayvan adasına gelerek Çin Cumhuriyeti'nin varlığını bu adada sürdürmüştür. Uzun süre Çin ile sıcak ve soğuk çatışmalara girmiştir. İlk başlarda batı blogu Tayvan'ı Çin'in ana vatanının hakimi olarak tanımış ve desteklemiş ama Çin Halk Cumhuriyeti Birleşmiş Milletlere katılınca Tavyan çıkarılmış ve bir çok ülke tanımaktan vaz geçmiştir. Şu an K.K.T.C. gibi az sayıdaki ülkenin tanıdığı defakto bir ülkedir. Buna rağmen Türkiye'nin ihracatının 2 katı kadar ihracatı vardır. Üstelik bizim aksimize cari açıkları yoktur cari fazlaları vardır. Yaşam standartları Japonya ile yarışmaktadır. Eğitim alanında dünyanın en başarılı ülkelerinden başında gelir. 22 milyon nüfusuna rağmen dünyaca ünlü bir sürü elektronik markası çıkarmıştır. Halbuki 1949 yılında Tayvan'ın asıl sakinleri biz burada açlıktan ölüyoruz ana kıtadan gelen 1 milyon kişi daha bize eklenirse halimiz ne olur diye isyan ediyorlardı. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder